Lazer Destekli İncelme

Kilo vermek son yılların en güncel konusu haline gelmiştir.  Vücudun şekillendirilmesi, fit bir görüntünün sağlanması için; sadece kilo vermenin yeterli olmadığı; sporla desteklenmesi yada teknolojinin sunduğu olanaklardan faydalanma gerekliliğini ortaya koymuştur. Bölgesel incelme destek ekipmanlarının teknolojik gelişmeleri çok hızlı olmaktadır. Cihazların teknolojik iyileştirmeleri, beklentileri de değiştirmektedir. Uygulamada kullanılan cihazlar CE belgelerine sahip olmalı; mümkünse FDA onaylarından geçmelidir. Bu yöntemler hakkında bilgi almak isteyen hastaların, sağlık durumları kontrol edilmeli, cihaz tercihi bu doğrultuda yapılmalıdır. Lazer destekli incelme yöntemlerinin avantaj ve dezavantajlarını klinik hekimleri ile görüşerek öğrenebilirsiniz.

Lazer destekli incelme teknolojileri ile, hiçbir kesme ya da liposuction olmadan, yağ hücrelerini yok etmeden sadece vücuttan atılabilecek formlara dönüştürülerek çalışılabilir.

Non invaziv; yani ameliyatsız bölgesel incelme ve selülit tedavisi imkanı sunan SmoothShapes Lazer teknolojisi Amerikan Dermatoloji Derneği tarafından yapılan araştırmalar sonucunda, varolan tüm tedavi yöntemleri arasında selüliti tedavi edebilen ve uzun süre kalıcılığını devam ettirebilen bir sistemdir. Photomology; olarak adı patentlenen bu sistemde; 4 ana prensip bulunmaktadır:Diode Lazer(915 nm)LED enerji(650nm)Negatif vakum etkisi ve masaj; komple bir vücut şekillendirme sistemidir. Lazer ve LED enerjinin vakum etkisi ile derinlemesine çalışmasını sağlar, masaj etkisi ile rahat bir uygulama olanağı verir.Uygulamanın yapıldığı bölgede kan dolaşımı artar, kolajen üretimi hızlanır ve yağ hücreleri sağlıklı formlarına kavuşarak; hastanın beklentilerini karşılar.

Eximia HR77; Seçici düşük seviye Lazer ile, hedeflenmiş lokal yağlanmada yağ hücreleri üzerinde biyolojik yapısına müdahale etmeden çalışır. Kombine sistemlerde; vücutta oksijenlenmenin artması, dolaşmanın iyileşmesi; yani lenf dolaşımın tetiklenmesi, sıkılaşma ve tatmin edici incelme sonuçları elde edilebilir. Vücut analizleri ile kişinin %yağ oranları beslenme kontrolünü gerektirebilir. Liposuction gibi cerrahi müdahaleler bazı kişiler için kaçınılmaz olabilir. Lazer Destekli incelme teknolojileri liposuction alternatifi değildir.

Selülit Mezoterapisi

Selülitin en etkin tedavilerinden birisi de mezoterapidir. Selülit mezoterapisi, orta deri tedavisi anlamındadır. Tedavinin amacı kan ve lenf dolaşımını düzenlemek, fazla yağların parçalanmasını sağlamak, böylece selülitli dokuyu ortadan kaldırmaktır. Soya lesitin ,kafein, karnitin, Nikotinamide ve Dioksolik Asit zenginleştirilip , selülite,nem tutmaya, ve bölgesel yağlanmaya karşı kullanılır.

Kullanım alanları:

-Lokal Yağlanma

-Selülit- Dolaşım bozukluğu

-Doku oksijenasyonu

-Cilt iyileştirme

Kullanım Bölgeleri:

-Gıdı

-Göbek

-Kollar

-Baldır

-Kalça

Uygulama protokolü:

15 günde bir düzeltilmesi istenen bölgede deri içerisine yapılarak tedavi sağlanır, % 80 lere varan olumlu sonuçlarla bölgesel yağların giderilmesine destek olacaktır. Ortalama 4-6 seans uygulanır.

Selülit tedavilerinde, selülitin derecesi, cildin esnekliği, kılcal damar/varis problemleri tedavi şeklini değiştirir. Hangi uygulamanın yapılacağı; talep eden hastanın sağlık durumu kontrol edilerek ve bazen diğer destek tedavi cihazları kullanılarak belirlenir. Hekimlerimiz sizi bu konuda önbilgilendirmede detaylı olarak yanıtlayacaklardır.

Radyofrekans Uygulamaları

Hipodermisin ısınmasını sağlayarak, ciltte değişimleri oluşturan dalgalardır. Radyo dalgaları vücuttaki su molekülleri ile iyonlarını (sodyum-potasyum-kalsiyum-magnezyum) harekete geçirir. Bunların hareketlenmesine bağlı olarak enerji açığa çıkar ve bölge ısınır. Bu durumda, oksijen ve besleyici maddelerin kan damarlarından hücre içine geçişi hızlı bir şeklide sağlanmaktadır. Dermis üzerindeki etkisini arttırmak için kullanılan kombine sistemler sonucun daha kısa sürede ortaya çıkmasını sağlar. Homojen ısınmanın sağlanması; yağ yakımını da hızlandıracaktır.

Isı kontrollü zayıflama sistemi olarak geçer. Selülitlere, bölgesel yağ birikimlerini (kalçalar, bacaklar, karın, bel bölgesi, kollar ve yüz sarkmalarını, kırışıklıkları, kollardaki gevşemeleri, Liposuction sonrası oluşan cilt dokusundaki düzensiz görünümü iyileştirir.

Radyofrekans ve Manyetik roller ile derin, keskin ve yeniden canlandıran etkiler bir arada kullanılır.  Radyofrekans’ın sıkılaştırma gücü birleştirilen yeni sistemde; hücrelerde oksijenlenme artışı, pürüzsüz görüntü ve toksinlerden arınmayı hedefler. Yüz veya Vücut için uygulama protokolleri kişiye göre hazırlanır. Kollejen artması, tonlama ve lifting etkisi ile radyofrekans teknolojisi etkili sonuçlar verebilir.

Radyofrekans sistemleri 6-12 seans uygulanabilir. Uygulama yapılacak bölgeye ve kişisel ihtiyaca göre seans sayısı belirlenmelidir. Doku altı ısının, olması gereken değere çıkması sağlanarak işlem yapıldığı için, uygulama süresi kişiye göre değişiklik gösterebilir. Seans süresi ortalama: 40-60 dk dır.

Radyofrekans sistemleri; tedavi edilmeyen ya da edilemeyen hastalıklar (Parkinson, ms, epilepsi, kanser-cilt kanseri vb.), hamilelik, kalp pili olanlar ve vücudunda büyük metal protez bulunanlara uygulanamaz.

Fraksiyonel Lazer İle Çatlak Tedavileri

 

Çatlaklar (stria) cilt ve cilt altı dokunun yırtılması yani bir çeşit izidir. Özellikle vücudun gelişme döneminde, ani kilo değişikliklerinde, ağır egzersizlerden veya gebeliklerden sonra ortaya çıkan karın, kol, bacak ve vücudun farklı yerlerinde olabilen, derinin iyileşirken kapatamadığı açıklıklar ve sedef renginde görüntü veren izlerdir. Özellikle kadınlarda doğum sonrası karın bölgesinde sık oluşur. Aniden ortaya çıkan ince beyaz çatlaklar ya da farkına varabileceğiniz kırmızıya dönük renkte başlayan çatlaklar sonrasında kalıcı görünüme sahip olurlar.

Çatlakların tedavisinde kullanılan yöntemlerin birçoğu beklenen iyi etkiyi göstermez.

Tedavi yöntemleri içinde; radyo frekansın alt dokuları ısıtma ve sıkılaştırma etkisi, iğneli radyo frekansın, yara oluşturma, ısıtma ve sıkılaştırma etkisi sıklıkla kullanılır. Son zamanlarda, fraksiyonel lazerlerin etkinliği, bu probleme sahip hastalar için daha fazla tercih edilir hale gelmiştir.  Fraksiyonel lazerler ısı etkisi ile kollajeni kısaltırlar, kısa sürede sıkılaşma etkisi yaratırlar. Daha sonra kollajen ve elastik lifleri artırarak cildi yenilerler. Böylece çatlak görünümünde hafifleme meydana gelir. Bu durum yara izlerinde de kullanılır. Fraksiyonel lazerler; 1400-1550 nm arasında ; erbium(2900nm) ya da karbondioksit(CO2) lazerler (10900nm) arasında çalışırlar. Bu derinlikler ve lazer farkları, hastanın iyileşme döneminde de farklı sonuçlar gösterir. iyileşme, lazer uygulanan bölgenin çevresindeki hasar görmemiş hücrelerin çoğalması, fibroblastların uyarılması ve sonuçta kollajen sentezinin tetiklenmesi ile olur. Cilt rengi ve çatlakların değişik yerleşimleri, derinlikleri tedavi planlarını değiştirebilir. Hastaların bireysel özellikleri dikkate alınarak planlama yapılması gerekir. Çok koyu cilt rengine sahip kişilerde, lazerin renk değişikliği yaratma ihtimali ya da leke olu?ma ihtimali bu planlamada dikkate alınmalıdır.

Fraksiyonel lazerle çatlak tedavisinde, ortalama 3-6 seans uygulama gerekir. Uygulamaların arasının yaklaşık 1-2 ay olması, cildin kendini yenilemesi ve iyileşme döneminin tamamlanması açısından önemlidir. Fraksiyonel lazer uygulandıktan sonra bazı solüsyonlar iyileşmeyi hızlandırabilir, görüntüyü iyileştirmede ayrıca etki gösterir. PRP ile kombine edilebilir. Her hastanın kendine özgü bir tedavi planı ve tedavi parametreleri bulunmaktadır.

Saç ve Saçlı Deri Hastalıkları

Saç hastalıkları denince akla ilk gelen saç dökülmeleridir. Saç dökülmesi kadın ve erkeklerde sık karşılaşılan bir sorundur. Dökülmeler sonrasında ortaya çıkan duruma da alopesi (kellik) adı verilir. Saçın normal fiziksel hareketi, yıkama ve fırçalama etkisiyle saç kökü daha da gevşer. Bu sürecin sonunda saç dökülmektedir. Normal bir erişkinde saçlı deride 150.000 saç folliküli bulunmaktadır. Bunların % 10 dan azının telogen evrede olduklarını bilmekteyiz. Bu nedenle her gün 50-150 arası saç telinin dökülmesi normaldir ve herkeste bir ölçüye kadar normal sayılmaktadır. Hastanın genel muayenesi ve saç/saçlı derinin ayrıntılı değerlendirilmesini kapsar. Saçın uzunluğu, rengi, yapısı, vücut kıllarının dağılımı, akne veya hirsutismus gibi virilizasyon bulguları değerlendirilmelidir. Sonrasında saç dökülmesinin yaygınlığı, dökülmenin diffüz mü, lokal mi olduğu, saçlı deride eritem skuam, püstül gibi lezyonları varlığı, dökülmenin skarlı mı skarsız mı olduğuna bakılmalıdır.

Saç Dökülmesi Sebepleri:

  • Demir eksikliği, B12 eksikliği
  • Anemi (Kansızlık)
  • Mensturasyon, gebelik, menapoz.
  • Otoimmün hastalıklar
  • Kanser
  • İlaçlar
  • Psikolojik durum (anksiyete, psikoz)
  • Ameliyat
  • Beslenme alışkanlıkları (diyet, vejearyen olma)

Saç dökülmesinin süresi, lokalizasyonu, saçlarda incelme olup olmadığı, vücut kıllarında dökülme varlığı, kaşıntı, yanma gibi semptomların olup olmadığı ve kullandığı saç bakım ürünleri bu sebepler yanı sıra kontrol edilmesi gereken faktörlerdir.

Saç Dökülmelerinde Dermatoloji Yaklaşımı:

  • Dökülme sebepleri hakkında hastanın vereceği bilgiler; hastanın hikayesi
  • Klinik Muayene
  • Laboratuvar Tetkikleri
  • Biyopsi (Kıl gelişim veya kıl kaybını değerlendirme yöntemleri invaziv, semi invaziv ve non invaziv metotlar şeklinde 3 gruba ayrılabilir)

ANDROGENETİK ALOPESİ (ERKEK TİPİ SAÇ DÖKÜLMESİ

Androgenetik alopesi; genetik yatkınlığı olan kişilerde androjenlerin etkisi ile ortaya çıkan, kadın ve erkeklerde görülebilen ve saç kaybı ile seyreden bir hastalıktır. Sıklığı ilerleyen yaşla birlikte artar, ancak başlangıç yaşı ve ilerleme oranı değişkendir.

Androgenetik alopesi ERKEKLERDE alın ve tepedeki saç tellerinde incelme, yavaş uzama, bu saç telleri hafifçe çekildiğinde kolayca ele gelmesi ve saçların kolayca dökülmesi şeklinde başlar. Saçlı deride alın çizgisinin geri çekilmesine ve tepe açılmasına yol açacak bir görüntüyle devam eder. Sonraki dönemlerde bu saç telleri karakterini kaybedip daha açık renkli ve uzamayan ince tüylere döner. Sonuçta da saç derisi parlak ve saçsız bir şekil alır, kellik ortaya çıkar.

İlk olarak Hamilton 1951 yılında New York’ta yaşayan 312 beyaz erkek ile 214 beyaz kadını incelemiştir. İncelemenin sonunda hastalığın şiddetine göre 8 tip tariflemiş ve bu sınıflara ait insidanslar vermiş, Ardından 1972 yılında Ebling ve Rook, Hamilton sınıflanmasını modifiye etmiş ve beş gruba ayırmıştır. Son olarak Norwood, 1000 hasta üzerinde yaptığı çalışmalarla Hamilton sınıflamasına son halini vermiştir.*DOI: 10.4274/turkderm.48.s8

Androgenetik alopesi KADINLARDA; Üç değişik saç dökülmesi paterni izlenebilir:

1. Tepe bölgesinin diffüz incelenmesi, frontal saç çizgisinin korunması (Ludwig tipi). Dökülmenin şiddetine göre Ludwig 1,2,3 olarak derecelendirilmektedir 

2. Frontal orta çizginin geri çekilmesi ve saçlı derininin santral parçasının diffüz saç dökülmesi olmadan genişlemesi Olsen tarafından tanımlanmış ve “ çam ağacı paterni” olarak adlandırılmıştır.

3. Bitemporal geri çekilme ile birlikte incelmedir. Erkek tipi (Hamilton tipi) saç dökülmesi ile aynı dağılım paternine sahiptir. İncelme vertekste ve lateral-frontal bölgede daha belirgindir. 

Siğil Tedavisi

Siğiller Human papilloma virus (HPV) ile gelişen enfeksiyonlardır. Virus ilk olarak deriden kabarık, ağrısız bir kabarıklık şeklinde ortaya çıkar. Siğile direkt temas ya da siğile temas eden bir şey ile temas sonrası oluşur. Deride oluşan kesik ya da yaralanma gibi travmalar bulaşmayı kolaylaştırır.

Siğiller vücudumuzun farklı bölgelerinde yerleşerek farklı klinik şekillerde karşımıza gelebilir.

Verruka vulgaris:

Sık görülen olağan tip siğil • Sıklıkla parmaklarda, tırnak çevresinde ve el sırtında görülür. Hastada genellikle deride yaralanma ve sıklıkla tırnak yeme alışkanlığı vardır. Deri renginde, pürtüklü yüzeyli ve bazen üzerinde siyah noktalanmaların da görülebildiği deri kabarıklıkları şeklinde karşımıza çıkar.

Ayak siğilleri (plantar verrü)

Ayak tabında yerleşen siğiller bazen kümeli yerleşim gösterirken üzerinde siyah noktalanmalar da görülebilir. Siğiller bu bölgede kabarıklıklar oluşturmazlar, daha çok düz yüzeyli ve içe büyüme gösterir tarzda yerleşirler, nasırla karıştırılabilir. Hastada yürüme sırasında şiddetli ağrı oluşturabilir.

Düz siğiller (plan verrüler)

Her yerde görülebilmesine rağmen en sık yüzde yerleşir. Özellikler erkeklerde yüzde yerleşen siğiller tıraş nedeniyle hızla çevreye bulaşarak sayıları artar. Düz yüzeyli deriden hafif koyu renkte görülürler. Diğer bölgede görülen siğillere göre daha küçük yapıdadırlar.

Saplı siğiller (filiform verrü)

Sıklıkla yüzde; ağız ve göz çevresinde yerleşirler. Dar taban üzerinde ince gövdeli ipliksi uzantılar şeklinde görülür. Hızla büyüyebilirler.

 

 

 

Elektrokoterizasyon  (yakma tedavisi), kriyoterapi (dondurma tedavisi ) gibi yöntemler ortadan kaldırılabilir. Siğil tedavilerinde lazerler de kullanılmaktadır. Tedavi ortadan kaldırır ve virusa bağlı bulaştırıcılığı, yayılmayı azaltır. Tek seans yeterli olabileceği gibi, 2-3 seans uygulama gerekebilir. 

Genital Bölge Siğilleri

Dış cinsel organlarda bulunan siğillerde tanı, görünüme bakılarak yada patolojik inceleme ile konulur. Rahim ağzına yerleşen virus, rahim ağzı kanserine neden olması açısından önem taşır. Rahim ağzı kanserlerinin % 98’inin bu virüs ile ilişkili olduğu belirtilmektedir. Bazı tipleri ise anus kanserine yol açabilmektedir. Genital siğiller, HPV virüsü enfeksiyonu hem kadında hem de erkekte daha sıklıkla genital bölgede, makat etrafında ve nadiren de ağızda oluşur. HPV cinsel yolla bulaşan hastalık olup en sık görülenidir. Cinsel  bölgeyi enfekte eden HPV' ler temas yolu ile kolayca yayılırlar. HPV' nin bir kişiden diğerine bulaşması için mutlaka tam bir ilişki olması gerekmez. Bazen virüs yıllarca hiçbir bulgu vermeden vücutta kalabilir. Kuluçka süresi belirli değildir. Hastaların büyük bir kısmında 2-6 ay içinde belirti verir. Aktif genital lezyonların varlığında bulaşıcılık en yüksektir. Siğiller ortaya çıkıp tedavi edildikten sonra yeniden siğil çıkmadan geçen dönem ne kadar uzunsa bulaştırıcılık da o oranda azalmaktadır. 

Aşırı Terleme (Hiperhidroz) Nedir? ve Tedavisi Nasıldır?

 

Aşırı terleme olarak tanımlanan hiperhidroz, idiyopatik (primer) ve sekonder olarak iki grupta incelenebilir. Aşırı terleme; altta yatan bir sağlık durumuna bağlı olabilir veya belirgin bir nedeni yoktur.

  1. Primer hiperhidroz: “İdiopatik” “nedeni bilinmeyen” anlamına gelir. En sık görülen tipi diyopatik hiperhidroz, palmar( avuçiçi), plantar(ayak tabanı) veya aksiller( koltukaltı) alanlarda, sistemik hastalığın eşlik etmediği aşırı terleme türleridir.
  2. Sekonder hiperhidroz: Obezite, gut, menopoz, tümör, cıva zehirlenmesi, diabetes mellitus veya hipertiroidizm (aşırı aktif tiroid bezi) gibi temel sağlık koşullarından dolayı kişi çok fazla terleyebilir.

Hiperhidrozun belirtileri ve bulguları şunları içerebilir:

  • Avuç içlerinin terlemesi veya nemli olması
  • Ayak tabanlarının terlemesi veya nemli olması
  • Sık terleme
  • Giysileri ıslatacak kadar aşırı terleme
  • Hastalığın 25 yaşından önce başlamış olması
  • En az 6 aydır süregelme gibi…

Hastalara terleme şekilleri sorulur. Vücudun hangi bölümleri, hangi sıklıkta terleme olaylarının meydana geldiği ve uyku sırasında terleme olup olmadığı öğrenilir. Isı testleri uygulanabilir. Bazı kan tetkiklerinden sonra, diğer hastalık ihtimalleri ortadan kalktığında ;hiperhidroz üzerine eğilinebilir.

Hiperhidroz Tedavisinde;  botulinum toksin, uygulaması basit, etkili ve yan etkisi çok az bir yöntemdir. Özellikle koltukaltı aşırı terleme şikayetinde, ilk seçenek olarak değerlendirilebilir.

Terlemeyi kesmek amacıyla bazı hastanelerde, “ETS – Endoskopik Torakal Sempatektomi” yöntemiyle tedavi yapılır. Genel anestezi altında bir saat içinde aşırı terleme problemi ortadan kaldırılmaya çalışılır.

 

InnoFacial ile Cilt Bakımları

Başka bir Üreticinin, cilt bakımının mekanik olarak yapılmasını sağlayan bir bakımdır. Hangi Adımlardan Oluşur?

  • Cildin üst tabakası temizlenir ve cilt peeling aşaması için hazırlanır.

  • Peeling süreci vakumla yapılır, gözeneklerin kir ve artıkları vakumun emiş gücü ile temizlenir. Her cilt için vakumun etkisi farklı olmalıdır. Yüzeyel kılcal damarlar ve rosacea gibi hassasiyete sahip ciltlerde, vakum temizliği uzun zaman önce bazı hekimler tarafından uygun görülmemekteydi. Bu aşama her cilt için farklı değerlendirilmelidir.

  • Cildin nemlendirilmesi ve cilt bariyerinin korunması sağlanır.

 

HydraFacial Teknolojisi ile Cilt Bakım

Cilt temizliği ve cilt yenileme aşamalarını barındıran bir cilt bakım sistemidir. Hangi Adımlardan Oluşur?

  • Exfoliasyon: Cildin bariyerini bozmadan, solüsyon içeriğindeki asit türevlerini kullanarak, cildin arındırındırılmasıdır. Bir sonraki aşama için ön hazırlık sunar.

  • Peeling: Exfoliasyon aşamsını tamamlar. Glikolik asit ve salisilik asit gözeneklerin açılması, yağ birikimin temizlenmesi içindir. 

  • Çekme Adımı: Vakumla, gözeneklerin temizlenmesi aşamasıdır. Her cilt için vakumun etkisi farklı olmalıdır. Yüzeyel kılcal damarlar ve rosacea gibi hassasiyete sahip ciltlerde, vakum temizliği uzun zaman önce bazı hekimler tarafından uygun görülmemekteydi. Bu aşama her cilt için farklı değerlendirilmelidir. 

  • Serumla cildi besleme aşaması; Bu aşamada yine vakum fonksiyonu ile, açılan gözeneklerden istenilen özellikte ürün verilmesi hedeflenir.

  • Birleştirme-kaynaştırma aşaması: Nemlendirme bölümü ile bakım tamamlanır. 

Ameliyatsız Estetikte İp Çeşitleri

İple Yüz Asma İşleminde Hangi İp Türü Kullanılmalıdır ?

Yapılan muayene sonucu ciltteki problemlerin derecesi ve lifting etkisinin ne kadar olacağını belirler. Hekim karar verirken ip çeşitliliklerini dikkate alır. İpler,farklı derece ve farklı bir yüz noktasında gerdirme görevi görmektedir. Örneğin, konili ipler orta yüz ve burun hattında asma işlemi için uygun olabilir.  Bu özelliklere göre bazen tüm ip tipleri gerekli olan bölgelere uygulanabilir, bazen de tek tip ip v lift işlemlerinde kullanılabilir. İplerin tipleri:

Kullanılan iplikleri dokuya uygulandığında dokuda kalış süresine göre

Kalıcı iplikler; bunlar dokuda reaksiyon oluşturmadan ömür boyu kalabilmektedir. Eskiden beri ameliyatlarda kullanılan ve halk arasında iç dikiş olarak tarif edilen iplikler kalıcı ipliklerdir. Örneğin kalp ameliyatlarında kullanılan prolen iplikler gibi. Askı amaçlı kullanılanlardan APTOS iplikler bu gruptadır.
Geçici iplikler; bunlar ise dokuda bir süre sonra parçalanarak kaybolma özelliklerine sahiptir. Süreleri 6 aydan 1 yıla kadar değişebilmektedir. Thread lift, Elastic suture, Silhouette soft iplikler bu gruptadır.

İpliklerin yapısına göre;
Düz iplikler; bunlar klasik ameliyat dikiş iplikleri gibi yüzeyleri düzdür. Cerrahi yüz germe operasyonlarında dokuların deri altında askılanması için halen kullanılmaktadır.