Kozmetiklere Bağlı Gelişen Dermatit

İlaçlar ve kozmetiklerin kirli yüzleri; Döküntüler ve lekeler

Yeni hastalık tanımlamaları ve tedavi için geliştirilen yeni moleküller, destekleyici tedaviler ve yeni gıda takviye ürünlerinin yanı sıra deriye temas eden tüm kozmetik ürünler gelişebilecek alerji riskini de arttırmaktadır. Tüm bu moleküller, tek başlarına döküntüye veya dermatite neden olabilecekleri gibi kendi aralarında çapraz reaksiyonla veya güneşin tetikleyici ve arttırıcı etkileriyle bu riski arttırırlar.  Bu nedenle doktor muayenelerinde varsa kullanılan bu tür ürünler mutlaka hekime hatırlatılmalıdır. Bu sayede mevcut döküntünün nedenleri irdelenmiş ve olası yeni risklerden kaçınılmış olur. En sık sistemik döküntüye neden olan ilaçlar; antibiyotikler, ağrı kesiciler ve santral sinir sistemi ile ilgili ilaçlar olmakla birlikte topikal/yerel olarak kullanılan ilaçlara bağlı gelişen reaksiyonlar da azımsanmayacak sayıdadır.

Bir diğer konu yaygın kullanılan kozmetiklere bağlı gelişen dermatitlerdir. Günümüzde çoğu insanın tercih ettiği gibi kozmetik ürünler, iyi görünmenin hızlı ve basit bir yoludur. Hatta bir yönüyle bakıldığında özellikle kapatıcı ürünlere sosyal bağımlılık oluşmuş durumdadır. Ancak her ne kadar ürünlerin dermatolojik testleri yapılmış olsa da içerikleri deri reaksiyonları geliştirme riski (tahriş, kızarıklıklar veya alerji gibi) taşırlar. Topikal (dıştan) kullanılan kozmetik ürünler ve ilaçlar, derimizde iki türlü reaksiyona neden olabilirler.

  • Tahriş (irritan kontak dermatitma): En yaygın reaksiyonudur. Ürünün uygulandığı bölgede yanma, batma, kaşıntı ve kızarıklığa neden olur. Deri kuru veya hasarlıysa, tahriş edicilere karşı doğal korumasını kaybetmiş demektir. Bu da reaksiyonların daha ciddi veya daha kolay gerçekleşebileceği anlamına gelir. 
  • Alerji (alerjik kontakt dermatit). Ürün içeriğindeki bazı bileşen/lere karşı gelişen duyarlılık sonucu gelişen kızarıklık, şişme, kaşıntı veya kabarcıklarla karakterize olup şiddetli vakalarda bu döküntü, kullanılan alanların dışına da taşabilir. Parfümler ve ürün içerisindeki koruyucular en büyük riski oluştururlar.

Bu reaksiyonlar bazen güneşin de arttırıcı etkisi nedeniyle yüzde lekelenmelerin en önemli nedenlerindedir.  Kullanılan bu ürünlerin bu pek de nadir olmayan olumsuz etkileriyle karşılaşmamak için dikkat edilmesi gereken  önerilerimiz şunlardır. Tüm ürünleri kullanmaya başlamadan önce;

1. İçeriği okuyun: En az içeriğe sahip ürünler, riski en düşük olanlardır.

2. Önce bir yama testi yapın. Yeni bir ürünü kullanmaya başlamadan önce, kol ön iç kısmına küçük bir miktar sürün ve 48 ila 72 saat bekleyin. Eğer kızarıklık, şişme, kaşınma veya yanma fark ederseniz, alerjinizin olduğunun işaretidir bu nedenler de kullanmamalısınız.

3. Dikkatle püskürtün: Kullanılan ürün koku ise; her zaman kıyafetinize sıkın. Bu tarz uygulama deri reaksiyonu riskini azaltır. Ayrıca, kullandığınız diğer ürünlerle olumsuz reaksiyona girmesini önlemeye yardımcı olur.

4. Esas olan cildiniz: Her ne kadar ürün üzerinde “Hipoalerjenik”, “dermatolog tarafından test edilmiş”, “hassasiyeti test edilmiş” veya “tahriş edici değil” etiketleri yer alıyorsa da, bu derinizin reaksiyon göstermeyeceğini garanti etmez.

5.Kullanmayın ve yatıştırın: Deriniz bir kozmetik ürününe duyarlılık gösteriyorsa derhal kullanmayı bırakın. Bazen tahrişin hafifletilmesine yardımcı olmak için doktorunuzun önerdiği kortizonlu krem kullanmanız gerekebilir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki; kozmetik ürünler ve ilaçlar doğru zaman, bölge ve güvenilir önerilerle kullanıldıklarında problemlerin çözümüne ve önlenmesine katkı sağlarlar. Ancak iyi bir kullanıcı kullandığı ürünün etkilerini, muhtemel risklerini bilmeli ve gerektiğinde sorunu çözebilme becerisini gösterebilmeli, kendi sınırlarını aşan durumlarda da hekime başvurmalıdır.

Prof. Dr. Şemsettin Karaca tarafından yazılmıştır. Ekim-2017

Leave a Comment

(0 Yorum)

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir