Kök Hücre-SVF- Yağ Dokudan Cilt Gençliği

Yağ Dokudan Kök Hücre (SVF) Tedavisinin Cilt Gençleştirmede Etkisi

Kök hücre: kendini yenileyebilme yeteneğine sahip, doku ve organları oluşturan ana hücrelerdir. Cilt, kemik, kıkırdak,bağ dokusu, kas gibi özelleşmiş başka hücrelere farklılaşabilen, yenileyici, onarıcı, gençleştirici özelliklerdedir. Kök hücrelerin en zengin bulunduğu yerlerden biri cilt altı yağ dokusudur. Cilt altı yağ dokusundan lipoaspirasyon yöntemiyle alınan 100 ml'lik yağ dokusundan ortalama 3 ila10 milyon kök hücre elde edilebilir.

Cilt altı yağ dokusundan lipoaspirasyon yöntemiyle alınan yağların l boratuvarda özel işlemler geçirmesinden sonra elde edilen sıvıya: Stromal Vasküler Fraksiyon (SVF) denir. Kök hücre açısından zengin bir yağ dokusu sıvısıdır. SVF sıvısı çok yüksek sayıda ve canlı kök hücreler ile rejenatif - yenileştirici - onarıcı hücreler içerir. Kişinin kendi yağından SVF elde edilir ve aynı kişiye bu zengin içerik enjeksiyon yöntemiyle geri verilir.

Hangi amaçlar için kullanılır?

·         Cilt Gençleştirme

·         Boyun ve El üstü Gençleştirme

·         Sivilce izlerinin Tedavisinde

·         Yara İzlerinin ve Çatlakların tedavisinde

·         Saç Dökülmesi tedavisinde

Yağ Dokudan Kök Hücre Üretimi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Sıvı üretimi için, kişiden 50-200cc kadar yağ dokusu alınmalıdır.
Lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir. Steril şartların sağlanması önemlidir. Özel kanüller kullanılarak, karın-kalça gibi bir bölgeden lipoaspirasyon yöntemi ile yeterli miktarda yağ dokusu alınır.
Laboratuvar şartlarında bazı tıbbi işlemler sonrasında SVF elde edilir. Bu ayrıştırma işlemi sonrasında, yaklaşık 10cc kök hücreden zengin SVF elde edilir. Hemen hastaya uygulanabilir durumdadır.
Uygulanan kök hücre sıvısı, kişinin kendi yağından elde edildiği için; alerji, aşırı duyarlılık etkileri yaratmaz
Cilt gençleştirme için cilde enjeksiyon yöntemi ile uygulama yapılır. Uygulamadan sonraki 2 hafta içinde kök hücreler, ciltte onarma, canlandırma ve yenileme işlevini görürler. Uygulama sayısı tamamen ihtiyaca göre belirlenir.

Saç ve Saçlı Deri Hastalıkları

Saç hastalıkları denince akla ilk gelen saç dökülmeleridir. Saç dökülmesi kadın ve erkeklerde sık karşılaşılan bir sorundur. Dökülmeler sonrasında ortaya çıkan duruma da alopesi (kellik) adı verilir. Saçın normal fiziksel hareketi, yıkama ve fırçalama etkisiyle saç kökü daha da gevşer. Bu sürecin sonunda saç dökülmektedir. Normal bir erişkinde saçlı deride 150.000 saç folliküli bulunmaktadır. Bunların % 10 dan azının telogen evrede olduklarını bilmekteyiz. Bu nedenle her gün 50-150 arası saç telinin dökülmesi normaldir ve herkeste bir ölçüye kadar normal sayılmaktadır. Hastanın genel muayenesi ve saç/saçlı derinin ayrıntılı değerlendirilmesini kapsar. Saçın uzunluğu, rengi, yapısı, vücut kıllarının dağılımı, akne veya hirsutismus gibi virilizasyon bulguları değerlendirilmelidir. Sonrasında saç dökülmesinin yaygınlığı, dökülmenin diffüz mü, lokal mi olduğu, saçlı deride eritem skuam, püstül gibi lezyonları varlığı, dökülmenin skarlı mı skarsız mı olduğuna bakılmalıdır.

Saç Dökülmesi Sebepleri:

  • Demir eksikliği, B12 eksikliği
  • Anemi (Kansızlık)
  • Mensturasyon, gebelik, menapoz.
  • Otoimmün hastalıklar
  • Kanser
  • İlaçlar
  • Psikolojik durum (anksiyete, psikoz)
  • Ameliyat
  • Beslenme alışkanlıkları (diyet, vejearyen olma)

Saç dökülmesinin süresi, lokalizasyonu, saçlarda incelme olup olmadığı, vücut kıllarında dökülme varlığı, kaşıntı, yanma gibi semptomların olup olmadığı ve kullandığı saç bakım ürünleri bu sebepler yanı sıra kontrol edilmesi gereken faktörlerdir.

Saç Dökülmelerinde Dermatoloji Yaklaşımı:

  • Dökülme sebepleri hakkında hastanın vereceği bilgiler; hastanın hikayesi
  • Klinik Muayene
  • Laboratuvar Tetkikleri
  • Biyopsi (Kıl gelişim veya kıl kaybını değerlendirme yöntemleri invaziv, semi invaziv ve non invaziv metotlar şeklinde 3 gruba ayrılabilir)

ANDROGENETİK ALOPESİ (ERKEK TİPİ SAÇ DÖKÜLMESİ

Androgenetik alopesi; genetik yatkınlığı olan kişilerde androjenlerin etkisi ile ortaya çıkan, kadın ve erkeklerde görülebilen ve saç kaybı ile seyreden bir hastalıktır. Sıklığı ilerleyen yaşla birlikte artar, ancak başlangıç yaşı ve ilerleme oranı değişkendir.

Androgenetik alopesi ERKEKLERDE alın ve tepedeki saç tellerinde incelme, yavaş uzama, bu saç telleri hafifçe çekildiğinde kolayca ele gelmesi ve saçların kolayca dökülmesi şeklinde başlar. Saçlı deride alın çizgisinin geri çekilmesine ve tepe açılmasına yol açacak bir görüntüyle devam eder. Sonraki dönemlerde bu saç telleri karakterini kaybedip daha açık renkli ve uzamayan ince tüylere döner. Sonuçta da saç derisi parlak ve saçsız bir şekil alır, kellik ortaya çıkar.

İlk olarak Hamilton 1951 yılında New York’ta yaşayan 312 beyaz erkek ile 214 beyaz kadını incelemiştir. İncelemenin sonunda hastalığın şiddetine göre 8 tip tariflemiş ve bu sınıflara ait insidanslar vermiş, Ardından 1972 yılında Ebling ve Rook, Hamilton sınıflanmasını modifiye etmiş ve beş gruba ayırmıştır. Son olarak Norwood, 1000 hasta üzerinde yaptığı çalışmalarla Hamilton sınıflamasına son halini vermiştir.*DOI: 10.4274/turkderm.48.s8

Androgenetik alopesi KADINLARDA; Üç değişik saç dökülmesi paterni izlenebilir:

1. Tepe bölgesinin diffüz incelenmesi, frontal saç çizgisinin korunması (Ludwig tipi). Dökülmenin şiddetine göre Ludwig 1,2,3 olarak derecelendirilmektedir 

2. Frontal orta çizginin geri çekilmesi ve saçlı derininin santral parçasının diffüz saç dökülmesi olmadan genişlemesi Olsen tarafından tanımlanmış ve “ çam ağacı paterni” olarak adlandırılmıştır.

3. Bitemporal geri çekilme ile birlikte incelmedir. Erkek tipi (Hamilton tipi) saç dökülmesi ile aynı dağılım paternine sahiptir. İncelme vertekste ve lateral-frontal bölgede daha belirgindir.