Ameliyatsız Estetikte İp Çeşitleri

İple Yüz Asma İşleminde Hangi İp Türü Kullanılmalıdır ?

Yapılan muayene sonucu ciltteki problemlerin derecesi ve lifting etkisinin ne kadar olacağını belirler. Hekim karar verirken ip çeşitliliklerini dikkate alır. İpler,farklı derece ve farklı bir yüz noktasında gerdirme görevi görmektedir. Örneğin, konili ipler orta yüz ve burun hattında asma işlemi için uygun olabilir.  Bu özelliklere göre bazen tüm ip tipleri gerekli olan bölgelere uygulanabilir, bazen de tek tip ip v lift işlemlerinde kullanılabilir. İplerin tipleri:

Kullanılan iplikleri dokuya uygulandığında dokuda kalış süresine göre

Kalıcı iplikler; bunlar dokuda reaksiyon oluşturmadan ömür boyu kalabilmektedir. Eskiden beri ameliyatlarda kullanılan ve halk arasında iç dikiş olarak tarif edilen iplikler kalıcı ipliklerdir. Örneğin kalp ameliyatlarında kullanılan prolen iplikler gibi. Askı amaçlı kullanılanlardan APTOS iplikler bu gruptadır.
Geçici iplikler; bunlar ise dokuda bir süre sonra parçalanarak kaybolma özelliklerine sahiptir. Süreleri 6 aydan 1 yıla kadar değişebilmektedir. Thread lift, Elastic suture, Silhouette soft iplikler bu gruptadır.

İpliklerin yapısına göre;
Düz iplikler; bunlar klasik ameliyat dikiş iplikleri gibi yüzeyleri düzdür. Cerrahi yüz germe operasyonlarında dokuların deri altında askılanması için halen kullanılmaktadır.

Migren Tedavisinde BOTulinum TOXin

Nedeni bilinmeyen baş ağrıları içinde en yaygın olanı ise migrendir.  Toplumun %1-2 sini etkiler. Yıllık migren atak oranı erkeklerde %6-8, kadınlarda ise %15-18 arasındadır. Yani kısaca, ülkemizde her 6-7 kişiden biri migren hastasıdır. Migren sıklığı yaşlı popülasyonda azalmakta olup en sık görüldüğü yaşlar ise 35-45 arasıdır.

Estetik amaçlarla yaygın olarak kullanılan BOTulinum TOXin enjeksiyon yönteminin, kronik migrende ağrının sıklığını ve şiddetini azaltmada etkin bir çözüm olduğunu ortaya koydu. BOTulinum TOXin enjeksiyonlarının kronik migren hastalarında tedavi amacıyla kullanımı Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de 2010 yılında, Türkiye’de de 2011 yılında da onaylandı. Bilimsel çalışmalar bu uygulamanın kronik migrenli hastaların dörtte üçünde etkili olduğunu gösterdi.

 Günümüzde uygulanan tedaviler ve yaşam alışkanlıklarında alınan önlemler migren ataklarını önlemede ve baş ağrısı ataklarını azaltmada yardımcı oluyor. Ancak tedavi sayesinde migren atakları kontrol altına alınabilse de, bazı hastalarda sonuç alınamıyor.

Nöroloji uzmanları tarafından baş ağrısının tipinin belirlenmesi bu tedaviden faydalanmak isteyenler için önemli bir bilgidir. Gerilime bağlı baş ağrısı grubuna giren migren hastalığında; BOTulinum TOXin ile hastaların rahatlaması mümkündür.

Kimyasal Peeling Türleri

Kimyasal Peeling uygulamadan önce hastanın cildine daha önce yaptırdığı uygulamalar hakkında bilgi almak, hasta seçmek önemlidir. Hangi peeling ajanı ile uygulama yapılacağına, problemin tipi ve detayı belirler. Nötralizasyon işlemi peeling türlerinde de değişiklik gösterir. Doğru yapılan uygulama; çok iyi sonuçlar verecekken, yanlış ajan seçimi ya da tecrübesiz uygulamalar ciltte farklı yan etkiler bırakabilir.

Peelingler; kontrollü hasar oluşturulması ve sağlıklı bir derinin ortaya çıkmasını hedefleyen ajanlardır. Kimyasal peeling uygulamaları penetrasyonun derinliği, oluşturulan hasar ve etkinlik derecelerine göre yüzeysel, orta ve derin olmak üzere üç grupta toplanır:

Yüzeysel Peelingler: Genelde glikolik asit, meyve asitleri, resorsinol, salisilik asit,trikloroasetik asit (TCA) %10-25, jessner gibi materyaller yaygın olarak kullanılır. Bu peeling yöntemi ile derinin en üst tabakası uzaklaştırılır.

  • Donuk ve cansız görünümlü cildin yenilenmesi
  • Ciltteki koyu renkli lekelerin tedavisi
  • Akne ve izlerinin tedavisi
  • İnce çizgi ve kırışıklıkların azaltılması

gibi problemler için kullanılır. 1-4 hafta aralıklarla uygulama tekrarlanabilir. Cilt rengi, Cilt tipi ve uygulanan peeling materyali seans aralıklarını belirler.

 

Orta Derinlikte Peelingler: Cildin tazelenmesi ve canlılığının sağlanmasında etkilidir. Fotoyaşlanma etkilerini azaltır. Yüzeysel lekeler ve akne izlerinde kullanılırlar. Bu işlemde asit konsantrasyonu biraz daha fazla materyaller kullanılır. TCA (Trichloro Acedic Acit) ve Glycolic asit yaygın kullanılan ajanlardır. İşlem sonrası yüz kırmızı bir renk alır. Daha sonra cilt rengi kahverengiye doğru koyulaşır ve 2-3 gün içinde deri dökülmeye başlar. İyileşme süreci yaklaşık 1 hafta sürmektedir. Yüzeysel peelingler gibi yakın aralıklarla yapılmaz.

  • Cildin parlaklığının arttırılması
  • Cildin yağ ve nem dengesinin sağlanması
  • Cilt pürüzlerinin azaltılması
  • Ciltteki kırışıkların ve ince çizgilerin görünümünün hafifletilmesi
  • Kaba, kuru, kabuklu geniş porlu (gözenekli) cilt yapısının iyileştirilmesi
  • Güneş, yaş, gebelik gibi değişik nedenlere bağlı olarak oluşan çillerin ve lekelerin giderilmesi
  • Güneş hasarı sonucu oluşmuş ince ve derin çizgilerin hafifletilmesi
  • Aktif akne uygulaması ve akne izlerinin hafifletilmesi
  • Kahverengi ve koyu lekelerin azaltılması

gibi amaçlarla kullanılır.

 

Derin Peelingler:  Derin peeling geçici veya kalıcı pigment değişikliklerine sebep olacağından önerilmemektedir. Ameliyathane koşullarında uygulanması tavsiye edilmektedir.

 

Akne (Sivilce) İzleri

Akne skarı, aknenin sık rastlanan bir sonucu; ancak zor tedavi edilebilen bir sonucudur. Yüz bölgesinde meydana gelen skarların en sık rastlanan sebebidir. Skar, yüzeyel ve derin dermisi etkileyebilir, eritem ve pigment değişiklikleri gibi durumlarla kendini gösterebilir.  Akne izlerinin tedavisi çok aşamalı bir süreçtir. Tek başına yeterli sonuç alınması zor olduğundan; kombine tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. 

Kimyasal Pelingler

Akne Skarlarında, yüzeyel ya da derin kimyasal peelingler uygulanabilir. Alfa Hidroksi Asitler( Glikolik Asit, Laktik Asit, Sitrik Asit); Beta Hidroksi Asitler (Salisilik Asit), Jessner veya TCA gibi peeling tiplerinden bahsedilir. Uygulanan asidin yoğunluğu, ciltte kalma süresi, cilt tipi gibi etkenler sonucun etkinliğini değiştirebilir. 

Fraksiyonel Lazerler

CO2 lazer, Eryag lazerler ablatif lazer; fraksiyonel lazerler non-ablatif lazerler grubundadır. Fraksiyonel ya da ışık enerjileri, kolajenin ısıtlması ve yeniden yapılandırılmasını sağlar. Tüm akne skar tiplerine uygundur. Epidermiste oluşan hasarlanma minimal düzeyde olduğu için iyileşme süreci daha kısadır. Diğer yöntemlerle kombine edilebilir. IPL gibi yoğun atımlı ışık enerjileri ile kombine tedavilerde sonuçların etkinliği artar.

Dermaterapi, Dermapen Tedavileri

Cilt yüzeyinde mikro iğneleme yöntemi ile yapılan bir tedavi şeklidir. Mikro iğneleme tekniğinde kullanılan iğne derinlikleri genellikle sivilce izlerinin şekline ve yayılımına göre seçilir. Ciltte oluşan yeni yaralanmalar ile kolajen yapılandırması tetiklenir. Uygulamanın PRP ya da kimyasal peeling ajanları ile yapılması, sonuçları olumlu olarak etkilemektedir. Sivilce izi tedavisinde kullanılan iğneleme tekniğinin hekim kontrolünde uygulanması, kombine tedavi ile birleştirilmesi önem taşımaktadır. 

Dolgu Maddeleri ile Sivilce İzi Tedavisi

Başta hyalüronik asit olmak üzere dolgu maddeleri, kısa, orta ve uzun etkili olarak akne skarlarında kullanılabilir. Kalıcılık süresi, kollajen için 2-3 ay, hyaluronik asit için 4-6 ay, kalsiyum hidroksilapatit için 1 yıl kadardır.

Sakallarda Sivilce (akne)

Tıraşlanma akneli hastalarda deriye hasar verir. Özellikle ergenlik dönemindeki gençler, her gün tıraş olmaktan kaçınmalıdır. Elektrikli tıraş makinesi, normal jiletten daha az irritandır. Jilet kullananlar mutlaka tıraş kremi veya köpüğü kullanmalıdır. Tıraş kremleri nemlendirici ve yumuşatıcı içerdikleri için kılın yumuşamasını sağlarlar. Köpükler ise, sakala daha az yapıştığı için tıraşı pek kolaylaştırmaz. Bu nedenle akneli gençlerin tıraş kremi kullanmaları daha uygundur. Antiseptik içeren tıraş ürünlerinin bir yararı yoktur. Spesifik tıraş sonrası ürünlerinin kullanımı da gerekli değildir. Alkol bazlı losyonlar kullanılmamalıdır. Nemlendirici ve Yumuşatıcı kremler önerilebilir.

Toombs EL.Cosmetics in the treatment of acne vulgaris. Dermatol Clin 2005;23(3):575-81.

Perry PK Cook-Bolden FE, Rahman Z,Jones E, Taylor S.Defining pseudofolliculitis barbae in 2001

Sakallarınızı fazla derinden kesmek gözeneklerinizi ve kıl köklerini açacağından tıraş sonrasında oluşan sivilceler kaçınılmaz olacaktır. Bu yüzden sinek kaydı tıraş yapmaya çalışmayın. Ayrıca kıllarınızın çıkış yönüne ters olarak tıraş olmaktan kaçınmalısınız. Ters yönde tıraş yapmak batıklara ve sonuçta sivilcelere neden olur. Ilık suyla tıraş olduktan sonra havluyla ve tampon hareketlerle cildinizi kurulayın. Havlunuzun sadece size özel olması gerektiğini unutmayın.

Akneli Hastalarda Cilt Temizleme

Cildin temizliği ile;  kir, ter, sebum, mikroorganizmalar ve üst tabaka hücrelerinin deriden uzaklaştırılması anlamına gelmektedir. Akne tedavisinde kullanılan ilaçların deriyi kurutucu ve irritan etkileri nedeniyle de cilt temizliği özen gerektirir.  Hafif ve Orta şiddette akneli kişilere günde 2 kere özel köpük temizleyici ve günde 1 kere SPF 30 içeren nemlendirici kullanımının tedaviye yeterli destek sağladığı çeşitli kaynaklarda yayınlanmıştır.

Yağlı/Akneye meyilli cilt temizleyicileri; katyonik ve noniyonik surfaktanlar içermelidir. Temizleme sütleri akneli hastalara önerilmemelidir. Eğer aynı zamanda kuru deri de varsa, durulanmak şartıyla kullanılabilir. akneli veya akneye yatkın kişilerin en önemli sorunu, deri yüzeyindeki fazla yağ nedeniyle ortaya çıkan parlak görünümdür. Yağlı cilt için kullanılan temizleyiciler, sebum ve kiri arındırması yanında, temizlikten yaklaşık 3 saat sonra ortaya çıkan parlak ve yağlı görünümü de azaltırlar.

Eksfoliantlar ( Peelingler)

Salisilik Asit içeren eksfoliantlar, cildin en üst tabakasını, fazla ovmaya gerek kalmadan deriden fiziksel olarak uzaklaştırarak düzgün, ince bir yüzey sağlarlar. Böylece komedonların oluşumunu engelleyebilirler.

Sonuç olarak akneli veya akneye yatkın kişilerde cilt temizliği, kısaca bahsettiğimiz ürünlerden biri kullanılarak yapılabilir. Temizliğin, kişinin gereksinimlerine göre düzenlenmesi ve mutlaka durulanması önerilmelidir. Sık yıkama veya ovarak yıkamanın bir yararı olmadığı gibi, abraziv yöntemler lezyonları arttırabilir. Aktif lezyonları olan hastalara günde 2 kere parmaklarla nazik bir yüz yıkama yeterlidir. Aynı anda bir tonik kullanılabilir; böylece büyün yağ kalıntıları ve deri yüzeyindeki hücresel atıklar, ciltten uzaklaştırılmış olur. Akneli kişilerde, önerilecek yağsız temizleme ürünleri; boya ve koku maddeleri, paraben gibi deriyi hassaslaştıran koruyucular içermemelidir. Benzoil peroksit dışında antibakteriyel içeren sabunların ek bir yararının olmadığı bilinmektedir. Temizleyicinin içerdiği madde sayısı önemlidir ve 10 dan az olmasına dikkat edilmelidir.

Akne Hastaları, Dermatoloji Uzmanı danışmanlığında ürünleri seçmelidir.

Akne Tedavisinde Bilinmesi Gerekenler

1. Sivilce tedavisinde, sivilcenin tipi ve şiddeti tespit edildikten sonra; aşamasına uygun tedavi planlanmalıdır.

2. Herhangi bir sivilce tedavisinde iyileşmeler, 2. ayda görülmeye başlar. Bu dönemde iyileşme beklentisi %30- 40 oranında olmalıdır.  Sivilce tedavisinde ilk 1-1.5 ay en zor dönemdir. Çünkü cilt başlangıçta ilaçlara olumsuz tepki verebilir. Ciltte kuruluk, pullanma, soyulma ve kızarıklık olabilir. Sivilceler ilk dönemde alevlenebilir ve  iltihaplı sivilcelerde artış görülebilir. Özellikle çok sayıda kapalı komedonu olan hastalarda ilk aylarda sivilce artışı kaçınılmazdır. Bilmeniz gereken, bunun geçici bir durum olduğudur. Bu dönemde şikayetler aşırı olursa, doktorunuzun önereceği yardımcı dermatokozmetik ürünler, komedon temizliği ve ilaçlar ile bu dönem rahatça atlatılabilir. Cilt genellikle 1.5-2 ayda tedaviye alışır ve iyileşmeler başlar. Tamamen düzelme, 4-8 ay arasında değişebilir.

3. Dermatoloğunuz, sürülerek kullanılan, ciltteki gözeneklerin  tıkanmasını engelleyen ve gözenekleri temizleyen, bakterileri azaltan ve iltihabı dindiren  A vitamini (retinoidler), antibiyotik, dezenfektan ve kurutucu maddeler içeren terkipler, krem, jel veya losyonlar önerebilir. Bu ürünler bazen ciltte soyulma, kuruluk, kızarıklık ve hassasiyet yaratabilir. Sivilce tedavisi sırasında ortaya çıkan bu tür deri tahrişleri geçicidir. Deride kalıcı leke ve izlere neden olmaz.

4. Ağız yoluyla kullanılan antibiyotikler orta dereceli ve şiddetli sivilcede kullanılırlar. Antibiyotikler kıl folikülündeki bakterileri azaltarak, kızarıklık ve iltihaplanmalarda azalmayı sağlarlar.

5. Dermatoloğunuz, siyah noktacıkları, beyaz yağ butonlarını ve iltihaplı keseciklerini özel aletlerle temizleyebilir. Eğer geniş kırmızı ve derin sivilceleriniz varsa, bunların içine kortizon injekte ederek, hemen iyileşmesini sağlayabilir. Sivilce tedavi etmek ve izlerini gidermek maksadıyla, tedavilerin yanı sıra meyve asitli ve salisilik asitli yüzeysel peelingler uygulayabilir. İltihaplı sivilceleri ve kırmızı izleri azaltmak maksadıyla lazer ve ışık tedavileri yapılabilir.

6. Sivilceler sıkılmamalı, elle teması engellenmeli; kopartılmamalıdır.Sivilceyi derinleştirerek daha fazla büyümesine ve iz bırakmasına neden olabilirsiniz. Sivilceyi alevlendirebileceği için, tahriş edici, ovalayıcı tarzda deri temizliğinden kaçınılmalıdır. Bu nedenle dermatoloğunuz hangi aşama cilt temizlik yapılması gerektiğini belirler ve bizzat uygulamada bulunur.

7. Yeni jenerasyon ürünler, cilt bakım uygulamaları ve peeling türevleri ile şiddeti yüksek seviyede olmayan aknelerden kurtulmanız için güzel yöntemlerdir.