Madalyon Hastalığı( Pityriasis Rosea)

Pitiriyazis roze( Madalyon Hastalığı- Pityriasis Rosea), sık görülen ve kırmızı kahve renkli üzeri kepekli döküntülere neden olabilen bir deri hastalığıdır. Genellikle çocuk ve genç erişkinleri etkileyen, akut, kendini sınırlayan inflamatuar bir hastalıktır. PR’nin tipik klinik özellikleri; deride ‘madalyon’ adı verilen, 2-6 cm çapında öncü bir plağın ortaya çıkması ve daha sonra da genellikle gövde de sırt, karın veya kalçada döküntülerin gelişmesidir. Hastaların %25’inde değişen derecelerde kaşıntı bulunur. Yılın daha çok ilkbahar ve sonbahar aylarında, sıklıkla 20-29 yaşları arasında ortaya çıkar ve cinsiyet ayrımı gözetmez.

Hastalığın ilk aşamasında deride herhangi bir belirti olmadan önce baş ağrısı, hafif ateş, iştahsızlık, burun akıntısı ve boğaz ağrısı gibi üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri görülebilir. Madalyon, haberci yama veya anne yama görüntüsü çıkmasından sonra, hastalık ilerlemeye devam eder ve madalyondan daha küçük lezyonlar çıkmaya başlar.

Madalyon Hastalığının Teşhisi için, Klinik görünüm ve muayene, tanı koymak için yeterli olabilir. Bazı atipik formlarda diğer hastalıkları da ayırt etmek için biyopsi almak ve bazı kan testleri istemek gerekebilir.

Pityriasis Rosea, kendini sınırlayan bir hastalık olduğu için her zaman tedavi gerektirmez. Kaşıntıya yönelik antihistaminik ilaçlar kullandırılabilir. Kortizon içeren kremler, ağız yoluyla antibiyotikler tedavi içinde Hekim tarafından verilebilir.

Rosacea /Gül Hastalığı

Rosacea; en sık burun ve yanaklar, ardından alın ve çene de görülen bir cilt hastalığıdır.

Bazen göz kapaklarında da görülür. Hastalık kızarıklık, sivilceler ve ileri aşamalarında, kalınlaşmış cilt ile karakterizedir. Yüz dışında rozasea görülme oranı yaklaşık olarak %2,2 olarak bildirilmiştir. Erkeklerde saçlı deri kel bölgelerinde, boyunda, göğüs ve karın bölgelerindede lezyonlar görülebilir. Açık tenli kadınlarda (özellikle menapoz döneminde) ve orta yaşlı-yaşlı erişkinlerde daha sık görülmektedir. Rosasea hastalığının %30-40 oranında genetik yatkınlığı belirtilmiştir.

Kişilerin genel görünümlerini de etkilediği için önemli psikolojik, sosyal ve mesleki sorunlara neden olabilmektedir.
Rosacea da sık sık kızarma, vasküler rosacea, inflamatuar rosacea, cilt, gözler ve burunda diğer bazı belirtiler görülmektedir.
Hastalığın erken aşamalarında alın, burun, yanaklar ve çene bölgesinde sık sık kızarıklıklar oluşur. Sıklıkla telenjiyektazilere de rastlanır. Vasküler rosacea denilen tipinde kalıcı kızarıklıklar oluşur. Yüz derisinin altındaki kan damarları genişlemiştir ve küçük kırmızı çizgiler halinde dışarıdan görülebilir. Buna telenjektiyazi denir.

Rozaseanın tipik özelliği derinin hassas olmasıdır; yanma, batma eşlik eder, kimyasal ve fiziksel ajanlarla deri kolaylıkla irrite olur. Alevlenmelere genellikle yüze krem veya kozmetik ürünler uygulandığında oluşan yanma hissi eşlik eder. Etkilenen bölgede hafif şişlik olabilir ve ciltte sıcaklık hissedilebilir.

İnflamatuar rosacea da ise cilt yine kızarıktır ve küçük pembe papuller (sınırları belirgin küçük kabartılar) ve püstüller (içerisi irinli kabartılar) oluşmuştur. Göz iltihabı veya hassasiyetin yanı sıra telenjektiyaziler de oluşabilir.
Bir başka Rozasea hastalığının tipi ise; en sık yağlı derisi olan erkeklerde görülür. Deri kalınlaşmıştır. Çene-alın-yanaklarda kızarıklık görülse de en çok burunda belirgindir. Erkeklerde lezyonlar yüzün ortasındayken, kadınlarda çeneye yerleşme eğilimindedir.

Rozasea Hastalığını Tetikleyen Faktörüler:

Rüzgar, sıcak-soğuk havalar, egzersiz, baharatlı yiyecekler, alkol, sıcak içecekler, fiziksel ya da psikolojik stres rozasea ataklarını ve eritemi arttırır. Hastalar, ilaç kullanımına dikkat etmeli, atakları tetikleyebilen niasin (vit B3) alımından ve yüzlerine topikal steroid sürmekten kaçınmalıdır. Rozasea hastalarında cilt bariyerinin fonksiyonu bozulduğundan cilt bakımı, için kullandıkları ürünler çok önemlidir. Hassas cilt özelliği taşıyan ürünler seçilmeli, abrazif ürünlerden kaçınılmalıdır.