Epilasyon Lazerleri ve Özellikleri

İstenmeyen tüylerin uzaklaştırılmasında kullanılan lazerler kıl folikülü içerisinde bulunan melanini hedefler. Derin dermie penetre olan ve melanin tarafından seçici olarak absorbe edilen uzun dalga boyları kullanılır. Kromofor olarak foliküler melanin kullanıldığından koyu renk kıla sahip açık tenli hastalarda en etkili sonuçlar elde edilir. Epilasyon amaçlı ilk kullanılan normal modlu Ruby lazerin ardından, Alexandrite (755nm), Diode (800nm) ve ND:Yag (1064nm) gibi uzun dalga boylu lazerler, uzun atım sürelerinde kullanılmış ve güvenli, etkili kıl kaybı sağlanmıştır. ND:Yag lazerler özellikle koyu tenli hastalarda, hipopigmentasyon gelişmeden tedaviye olanak sağlamıştır; ancak diğer lazerlere göre etkinliği daha düşük bulunmuştur.

Uzun atımlı Alexandrite lazerler ile koyu tenli hastalarda yan etkiler gelişebileceğinden, bu lazer deri tipi I-III olan hastalarda uygundur. Uzun atımlı Diode lazer ise, her seansda %20/35 oranında kıl kaybına yol açan, koyu tenli hastalarda da kullanılabilme avantajı olan bir lazerdir.

Lazer Epilasyon Uygulamasında Risk Taşıyanlar Kimlerdir?

Bronz deri; lazer tedavisine daha az yanıt verdiğinden ve bronz deride yan etkiler daha fazla görüldüğünden, bronzluk kayboluncaya kadar tedavi ertelenmelidir. Aktif kutanöz enfeksiyonu olanlar ve rekürren herpes enfeksiyonu olanlarda lazer tedavisi ertelenmeli, uygun antibiyotikler ve antiviraller kullanılmalıdır. Isothretinoin tedavisi kullananlarda skar gelişimi riski nedeniyle, lazer tedavisi 6-12 ay ertelenmelidir. Psoriasis ve vitiligo gibi cilt hastalığı bulunanlarda köbnerizasyon gelişimi açısından dikkatli olunmalıdır.

Dikkat edilmesi gereken diğer bir yan etki, paradoksal hipertrikoz gelişimidir. Paradoksal hipertrikoz, lazer epilasyondan 1-3 ay sonra tedavi bölgesindeki kıl sayısında artış olarak tanımlanmaktadır. Bu yan etki sıklıkla, deri tipi III ve üzeri kadın hastalarda; yüz lokalizasyonunda gözlemlenmektedir. Bu sebeple koyu tenli hastalarda mümkünse yüz bölgesi epilasyonunda Alexandrite lazer kullanımından kaçınılmalıdır. 

IPL ve Epilasyondaki Yeri

Epilasyon amacıyla farklı dalga boylarında (400-1200) IPL cihazları da kullanılabilmektedir. Koltukaltı tüylerin uzaklaştırılmasında, IPL ve Diode lazeri kıyaslayan bir çalışmada Diode lazerin IPL'den daha etkili; ancak daha ağrılı olduğu sonucuna varılmıştır. Son zamanlarda epilasyon amaçla kullanılabilen ev tipi IPL cihazları popülerleşmektedir. Ancak bu cihazlarla ilgili geniş serili ve uzun takip süreli çalışmaların bulunmaması yorumları sınırlamaktadır.

Alexandrite Lazer

Alexandrite lazerin dalga boyu 755 nm’dir. FDA tarafından kalıcı epilasyona uygunluğu onaylanmıştır.Kıl ve cilde  renk veren melanin yoğunluğu kılın ve derinin rengini belirler. Kıl koyu ise melanin miktarı yoğundur. Kıl açık, beyaz ise melanin miktarı az ya da yoktur. Bu nedenle bu lazerler açık renk kıllara etki etmezler. Cilt rengi koyu ise yani melanin boyası fazla ise lazer enerjisi cilt tarafından da tutulur. Bu durum ciltte yanıklara ve lekelere neden olabilir. İşte bu nedenle alexandrite lazerler koyu ciltlede uygulanamaz. Sadece açık ciltlerde uygundur.

Diode Lazer

Epilasyonda kıl folikülü için etkili ve güvenli iki dalga boyunu(800 nm - 950 nm) hem kıla hem kıl köküne aynı anda gönderebilen hibrit teknolojisidir. Başlığın aynı zamanda soğutma etkisi ile epilasyon daha acısız ve güvenlidir. Ütüleme modu ile; kıl kökünü kısa zaman diliminde çok sayıda atışla ısıtarak yakar. Ütüleme epilasyon anlık yüksek atış gücü ile değil sık atış aralıkları ile çalıştığından dolayı daha hızlı bir epilasyon seansı geçirilmesini sağlar.

ND:Yag Lazer

Nd-Yag lazerin dalga boyu 1064 nm’dir. Çok esmer tenli kişilerin epilasyonu içinde kullanılabilir. Bu lazerin dövme silme amaçlı kullanılabilmesi için Q-swich nd-yag lazer türü olmalıdır. Lazer ışınlarının çeşitli dokulardaki emilim eğrilerine bakıldığında nd-yag lazerin melanin emiliminin epilasyonda kullanılan diğer lazerlere göre daha düşük olduğu görülür. Daha yüzeyde olan yüksek melanin emilimi amaca hizmet etmez.

SIK SORULAN SORULAR

Lazer epilasyon yöntemi 1996 yılında Amerikan Yiyecek ve İlaç Kurumu (FDA) tarafından onay almış bir tedavi yöntemidir. Bu tarihten itibaren yapılan tüm bilimsel çalışmalarda lazer epilasyonun kanser yaptığına dair bir bulguya rastlanmamıştır.
Lazer epilasyonda yapılırken kullanılan ışınlar cildimizde kılların bulunduğu tabakaya (yaklaşık 1mm) kadar ulaşabilmektedir. Deri altındaki yağ tabakası, derin doku ve organlara ulaşabilmesi mümkün değildir. Bu sebeple herhangi bir sistemik yan etkisi yoktur. İç organlara zarar vermez. Özellikle kadınlar, en çok "yumurtalıklara zarar verip kısırlığa sebep olup olmadığını" merak etmektedir. Yumurtalarımız çok derin yerleşimli organlarımızdır. Epilasyon amaçlı lazerlerin yumurtalıklara ulaşması mümkün değildir. Uzun yıllardır uygulanan bu yöntem, kısırlığa neden olmamaktadır.
Kadınların ve erkeklerin epilasyon süreci aynı değildir. İstenmeyen kılların bulunduğu bölgeye göre, kıl kalınlığına, derinliğine, deri renklerine göre de seans sayıları değişkenlik göstermektedir. Hastaların sağlık ve hormonal durumları da süreci etkiler. Bu nedenleri bir araya getirdiğimizde; net bir seans sayısı söylemek her zaman doğru olmayacaktır. Lazer epilasyon tedavi süreci; uygun şartlarda ortalama 6-8 seans gerektirir. Yüz, kol gibi zor bölgelerde daha fazla seansa ihtiyaç duyulabilir.
Lazer epilasyondan en az 20 gün öncesine kadar, kılları kökünden alan ağda, epilatör, cımbız, iple alma işlemleri yapılmamalıdır. Lazer epilasyonun etki edebilmesi için kılın köküne kadar uzanması gerekmektedir. Epilasyon dönemi boyunca, bu yöntemlerden uzak durulmalıdır. Epilasyonda kullanılan lazer enerjisinin etkin olarak kıl köküne ulaşması ve epilasyon sonrası yan etkileri minimuma indirmek için bu kısaltma işlemi yapılmalıdır. Traşlama işleminin, uzman kontrolünde yapılmasının gerektiği durumlar, görüşme sırasında detaylandırılır.
Batık ve Kıl dönmesi gibi problemler, lazer epilasyonla tedavi edilebilir. Kadınlarda bikini bölgesi ve bacaklarda, erkeklerde sakal üstü ve boyun bölgelerinde batık problemi sıklıkla yaşanmaktadır. Pilonidal Sinüs ;yani kuyruk sokumu kıl dönmelerinde ve batık şikayetlerinde lazer epilasyon, kıl göklerinde iltihaplanma ya da şişlik oluşmasını engeller.